14 Ocak 2010 Perşembe

Uzun bir aradan sonra

05/01/2010 TARİHİNDEKİ YAZIDAN ALINTIDIR.

Canım kızım Defnem Suyum,

Varlığınla yaşamımızı renklendireli yalnızca 4 ay bir hafta oldu ama çok uzun zamandır bizimle birliktesin gibi hissediyorum. Bu geçen zaman içerisinde yaşadıklarımızı ne kadar istesemde yeterince iyi ifade edemeyeceğim bunu da biliyorum. Nerdeyse 2 aydır buraya hiç bir post yazmamışım, bu zamanın yetersizliğinden , sana daha fazla zaman ayırabilme kaygısından kaynaklanıyor , işe de başladıktan sonra anladım ki çalışan anne olmak çok zormuş her bakımdan. Hep bir yetersizlik duygusu, bir şeylere yetişme telaşı bir yandan gündüzleri ofisteyken içimde biriktirdiğim özlem bir yandan da yeterince iyi ve hijyenik bakılıp bakılmadığınla ilgili tedirginlikler...

Kurban bayramından sonra yani 1 Aralık 2009 pazartesi günü işe başladım, 3 ay içinde sana o kadar bağlanmışım ki ilk 1 haftanın ne kadar zor geçtiğini sanırım anlatmaya gerek yok:))) Hala her akşamüstü servisten indiğimde az sonra sana kavuşacak olmanın mutluluğu içerisinde o ev yolunu resmen uçarak geçiyorum kendimi sevgilileriyle ilk buluşmaya giden yeni yetme kızlar gibi hissediyorum... ama hergün aynı heyecan hiç azalmadan sürekli artan.......

Bugün 4.ay aşılarını yaptırdı baban , sabahtan beri midem ağrıyor,senin yanında olmayı ağlarken sana sımsıkı sarılıp gözyaşlarını silmeyi ne çok isterdim ama işte şartlar elvermiyor bazen, keşke elimden gelen birşey olsa, umudumuz şans oyunları bakarsın birgün şans bizimde kapımızı çalar, işte o gün babanla herşeyi bırakıp işi, gücü, tüm zamanımızı seni büyütmek için harcayacağız..Ahh ahh şu hayallerde olmasa:))).. Bazen çok suçluluk duyuyorum seni evde yapayalnız bıraktığım için ama ilerde büyüdüğünde sana daha iyi bir gelecek sunabilmek için çalıştığımı anlayacağını umarak belkide kendimi bir nebze olsun rahatlatıyorum. Yanında olmak isterdim canım kızım, büyürken her anına tanık olmak. İlk sözcüklerini ben duymak , ilk adımlarını ben görmek isterdim kimbilir belki de bu açıdan rabbim bana bir güzellik yaparda haftasonuna denk gelir tüm bu ilklerin:)))

Bazen ilk günlerdeki halini düşünüyorumda ne kadar miniktin...Kolay değil 2560gramlık bir kuş yavrusu:))) Şimdi koca kız oldun , sen yaşamı tanımaya,hergeçen gün yeni birşeyler öğrenmeye çalışırken seni izlemenin, büyüyüşüne tanık olmanın nasıl heyecan verici olduğunu anlatmaya kelimelerim kifayetsiz kalıyor... 2 aylık süre zarfında pek çok yeni şey öğrendin birtanem, önce ellerini keşfettin günlerce inceledin, sonra ağzına götütürüp emmeyi öğrendin... Yeni yeni dönmeyi öğreniyorsun hep yeni birşeyler , hep yeni aktiviteler... Gelişimin , el - göz koordinasyonunu daha iyi kurabilmen için sana oyun halısıda aldık ama sanırım pek beğenmedin. Aldığımız o kadar oyuncağın içinden en çok sevdiğin viyak viyak öten o ucuz plastik 2 oyuncak. Onlar viyaklayınca hemen gülüveriyorsun yaa bayılıyoruz babanla o haline:))) Çok mutlu olduğun zamanlarda bu anlar genellikle müzik eşliğinde oynarken veya hoplatılık zıplatılırken oluyor ara sıra o müthiş kahkahalarını da duyuyoruz. Benimle dans etmeye bayılıyorsun , akşamları tüm günün yorgunluğu üzerine seninle dans ederken hoplayı zırplarken dinleniyorum ben,annelik böyle birşey sanırım insan içinde hiç bitip tükenmek bilmeyen bir enerji hissediyor:)))

Çok şükür uykuların düzenli , geceleri bizi çok üzmüyorsun. Sanırım daha şimdiden bize kıyamıyorsun:))) Gündüzleri babaannen ve anneannen bir hafta dönüşümlü şekilde sana bakıyorlar... Benim uslu mu uslu tatlı mı tatlı kızım onları da hiç üzmüyor ve farkında olmadan yaşantımızı ne kadarda kolaylaştırıyor:)) İlk günler çok fazla tedirginlikler hissettim iyi bakılıp bakılmadığın konusunda , ama artık o kadar kafa yormuyorum çünkü ben ne kadar kafa yorarsam yorayım elime birşey geçmiyor sanırım göz görmeyince gönülde bir süre sonra katlanmayı öğreniyor. İyi bakıldığını ümit ederek, artık seni önce rabbime sonra anneannene veya babaannene emanet ediyorum... Tekrar yazdığımın farkındayım ama yeniden değinmeden geçemeyeceğim anne olmak çok zormuş hele hele çalışan anne olmak daha zor. Cumartesi günü lütfiye teyzenlere gittik -bu arada lütfiye teyzen çok kısa zaman içerisinde sana bir arkadaş verecek umarım sağlıkla alacak inşallah o da bebeğini kucağına- . Bir süre sonra otururken bir baktım ki benim çorapların biri farklı , öteki farklı:))) Bu sabah yine aşıya gideceğin için seni düşünürken çayıma şekeri üstündeki ambalajı ile atmışım , karıştırırken farkettim.. Bu gidişle bakalım daha neler neler göreceğim:)))

Şimdilik bu kadar tatlım, artık işime dönmem lazım. Sonra yine yazarım inşallah vakit buldukça çok seviyorum canım kızım seni, bir gülüşün dünyalara değer. Rabbim seni yanımızdan hiç eksik etmesin inşallah....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder