1 Nisan 2010 Perşembe

7. ay kontrolümüz

27.03.2010 cumartesi Defne'min 7. ay kontrolü için yine sabahın köründe koyulduk
yollara. Çünkü babasının eğitimi dolayısıyla ancak öğlene kadar vaktimiz vardı, öğleden sonra ise babaanne eşliğinde elışveriş merkezinde gezilecekti. Randevu saatimiz 10:00 olmasına rağmen 09:30'da Alsancak Kent Tıp bekleme salonundaydık.
Beklerken hatıra olsun diye resimde çektirmeyi ihmal etmiyoruz tabiki:))

Kalan zamanı da değerlendirebilmek adına hemen sütümü sağdım. Defnem bu ay 500 gram almış bu aylardaki bir bebek için gayet güzel dedi doktorumuz. Ek gıda konusunda yaşadığmız sorunlarımızı anlattım sanırım Defne doktor amcasından korkmuş olacak ki doktora gidip geldikten sonra iştahı açıldı meleğimin aman maşallah deyip dilimi ısırayım da nazar değmesin. Bu ay etlere başlayabilirmişiz ama ben zaten 2-3 gün önceden başlamıştım ama ne yapayım Defne Hanım ağzının tadını biliyor içinde et olmayan sebze çorbasını ağzına sokmuyordu bu da bizim için bir çözüm yolu oldu. Kayınvalidemin tavsiyesi üzerine önce et sulu yaptık baktık güzel yiyor hemen içine etin kendisini de koyduk. Ohhh misler gibide yedi fındık kurdum...

Geçen ay ortaya çıkan üfürüm sorunumuz hala devam ediyormuş maalesef. Doktorumuz her ne kadar %90 masum üfürüm dese de biz panik bir ebeveyn olarak doktorumuzdan bu konuda bize yardımcı olabilecek bir doktor ismi rica ettik. Kontrolden sonra da Alsancak Ekom Dr. Timur Bey'e gidip kızımın ekokardiyografisini çektirdik. Çok şükür ciddi bir durum söz konusu değilmiş, hep birlikte büyük bir ohhhhhhh çektik o gün...
Vücudumuzdaki kırmızılıkların sebebi atopik dermatit'miş. Bu aralar sanırım bahar ayları dolayısıyla iyice alevlenmiş durumda bu da bizim moralimizi fazlasıyla bozuyor onu o şekilde görmek çok acı hakikaten, acaba kaşınıyor mudur kuzum benim kıyamaz annesi ona... Bu rahatsızlık genetik olduğu için ve Defne çoğu özelliğini babasından aldığı için maalesef bunu da kapmış:(( Babasının alerjik rinit'i var yani saman nezlesi bu aylarda iyice depreşiyor rahatsızlığı. Oysa benim ne hayallerim vardı bebeğim biraz büyüyünce baharda gidicez kırlara ( bizim buralar bahar aylarında süper olur.) çiçekler toplucaz, çimlerin üzerinde yuvarlanıcaz ama ne yapalım rabbim başka dert vermesin...İlk önce daha iki aylıkken Defnemin yüzünde başladı bu rahatsızlık o zamanlar tavsiye üzerine resimdeki mustelanın Stelatopia serisini düzenli şekilde kullanmış ve bir haftada geçmesini sağlamıştım.Sonra o günden beri düzenli olarak günde iki defa yüzüne uygulamaya deva ettim belki de o nedenle şu an cildimizle ilgili sıkıntımız yok. Şükürler olsun..


Sonra bu kırmızılıklar boynunda belirdi geçiyor ama sonra boynunun başka yerinde yeniden çıkıyordu. Doktorumuz elidel isimli bir ilaç (kortizon içermese bile internet araştırmalarımdan bulduklarıma göre çok ta masum olmayan bir ilaçmış ve kanserle ilişkilendiriliyormuş.) Neyse tabi bir anne için o hastalığın k'sını duymak bile o ilaçtan uzakta durmaya yeterlidir diye düşünüyorum. Bir çözüm yolu bulmak ümidiyle internette çok araştırmalar yaptım bu konuda ve çrş günü eczaneye gidip resimlerdeki nemlendirici , duj jeli ve şampuanı aldım iyi geleceğini ümit ederek.



Şimdi araştırmalarım doğrultusunda yapacaklarımıza gelince:
Cilt bakımı ile ilgili maddeler
1. Hergün Defnemin yüzü 3 kez önce mustela stelatopia temizleme suyu ile silinip ardından bioderma atoderm pp ile nemlendirilecek. Çok şükür yüzünde en küçük bir problem yok ama tabi önleyici faaliyetlere ara vermemek lazım.
2. Kızarıkların üstü günde en az 5 kez yine mustela ile temizlenip atoderm ile nemlendirilecek.
3. Haftada 1 kez Bioderma atoderm gel moussant ve mustela köpük şampuanı ile banyo yapacak. Tertemiz olacak ardından yine nemlendiricisi tüm vücuduna ve yüzüne sürülecek. Önceden sebamed sabun ile Defnemizi iki günde bir yıkıyorduk ama sabunun kurutma özelliğinden ötürü artık kullanamazdık. Banyolarımızın haftada bir'e düşmesinin sebebi de vücudun kendi yağına da ihtiyacı varmış oysa biz buna hiç izin vermiyorduk.
4. Her gece tüm vücudu yine temizlenip nemlendirilecek.
Alınacak diğer önlemler
1. Tahminlerimizde eğer yanılmıyorsak Defnenin ki gıda alerjisi değil aynı babasının ki gibi polen alerjisi bu nedenle gün içerisinde artık balkona çıkılmayacak , kapılar ve pencereler açılıp ev havalandırılmayacak. Sitemiz tarlanın göbeğinde olduğu için bu noktalara fazlasıyla özen gösterilecek.
2. Yünlü giysiler asla giyilmeyecek, her zaman pamuklu giysiler giyilecek.
3. Sigaradan (zaten sigara kullanan olmadığı için bu maddeyi uygulamak en kolayı olacak.) , sentetiklerden ve yanaktan öpmekten uzak tutulacak( Ama işte bu öpme işi nasıl olacak onu hiç bilmiyorum sürekli unutup unutup öpüyorum:(((
4. Terlemesine izin verilmeyecek o nedenle hasta olmayacağı şekilde ince giyidirilecek ama tabi bu nasıl olacaksa artık...
5. Banyo seanslarında lif kullanılmayacak.
6. Yastık ve çarşafları sık sık silkelenip yıkanacak.
7. Gıda alerjisi riskine karşı aldığı gıdalardan sonra kontrol altında tutulacak.
8. Çamaşırları sabun tozu ile yıkanıp 2 kez durulanıp ev içerisinde kurutulacak ve mutlaka ütülenecek. ( Bu maddeyi zaten doğduğundan beri uyguluyorum evet zor ama alıştım artık:))

Dişlerimiz hala meydanda yok doktor yaza kadar çıkar nasıl olsa dedi...İncilerimiz çok nazlı. Vajinadaki minik kapalılığımız hala devam ediyor yaza açılmasını ümit ediyorum. Pazartesiden itibaren kahvaltılara başlayabileceğimizi söyledi bu nedenle pazar günü babamız eğitimde olmasına ve Defnenin bakımı tüm gün bende olmasına rağmen cici bebe bisküvi yapmayı başardım süper oldu hakikaten fazlasıyla besleyici afiyetle yesin miniğim. aten o da çok sevmiş. Pazartesiden beri full-öğünlü bir yemek düzenine geçtik. Sabahları ıhlamurun içine 2 kaşık cici bebe bisküvi,pekmezin içine ceviz ve ayrıca labne, kızarıklarımız geçtikten sonra da yumurtaya başlanacak. Defne kahvaltısını çok sevmiş kayınvalidemin söylediğine göre o nedenle yarını iple çekiyorum kızım benim ellerimden yiyecek kahvaltısını. Öğle yemeği için sebze püresi/çorbası veya tarhana çorbası öğleden sonra yoğurt ve meyve. Doktorumuzun tavsiyesi üzerine 16:00'dan sonra hiçbir ek gıda yok sadece anne sütü çünkü o saatten sonra yediğinde Defne geceleri uyuyamıyor, çalışan kişiler olarak bu tempoya maalesef ayak uyduramayacağız için böyle bir yöntemi tercih ettik şu an iyi mi uykuları derseniz maalesef değil nedenini bilmiyorum ama geceleri çok sık uyanıyor ve bizim aramızda yatmak istiyor inşallah dişindedir geçicidir diye umut etmekten başka yapabileceğimiz bir şey yok.

Doktor kontrollerimiz bittikten sonra da alışveriş yapıp gezmek için forum bornova'ya gittik. Güzel , güneşli birgün olmasından ötürü çok kalabalıktı.

Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine D&R'dan "Anne İş'te Çalışan Anne ve Çocuğu" isimli kitabı aldım şimdilik fırsat buldukça ki bu fırsatlar genelikle süt sağarken doğuyor okuyorum. Güzel bir kitap çalışmak zorunda olup bebeğini başkalarına emanet eden kişilerin bebeği ile arasındaki bağı güçlendirebilmek adına mutlaka okuması gereken bir kitap.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder