21 Temmuz 2010 Çarşamba

Burnumuzdan gelen ilk tatilimiz

Ne tatil güzeldi ne sonrası Defne o kadar huzursuz ve keyifsizdi ki ben hiçbirşey anlayamadım zaten ertesi gün hemen ateşlendik ilk gün korkmasına rağmen belki bir süre sonra alışır keyif alır diye sokmaya çalıştığımız kızım için 5 dk'lık havuz işkencesi ertesi gün yine 10-15 dk'lık deniz işkencesi kuzumu mahvetmeye yetti sanırım tabi onu mahvederken bizi öldürdü bu mikrop:(((
Cumartesi akşamı yükselmeye başladı ateşimiz derhal ecile gittik tabi acilde pratisyen hekimlerin çok fazla yapabileceği birşey olmadığı için direk geri gönderdiler ertesi gün her yer kapalı olduğu için zar zor bir doktor bulduk kızımı kontrol etti ve boğaz enfeksiyonu olabileceğini belirtti. Tüm gün devam eden ateşimiz akşama doğru artık kontrol edilemeyen bir hal almaya başlamıştı pazar günü öğleden sonramız ateş düşürücü + dk. başı ateş ölçümü + ılık kompres + dk başı ateş ölçümü + yok yine çözüm yoksa ılık banyo + ateş ölçümü... ateş ölçümü... ateş ölçümü. Akşama kadar bu kısır döngünün etrafında döndük durduk eşimle. Ara sıra ben tutamadım kendimi ağlamaya başladım çoğu zamanda eşim kaybetti kendini ben güçlü durmaya çalıştım mecburduk çünkü kızımız için kızım ateşler içinde yanarken biz gözyaşları içerisinde hiçbir şey konuşmadan birbirimize bakarken çaresizliği gördük gözlerimizde. Akşama doğru artık ne yaparsak yapalım ateş 38'in altına inmiyordu yaptığımız herşey 2-3 dk işe yarıyor sonra yine ateş eski halini alıyordu doktorumuz artık direk bizi hastaneye yönlendirdi. Büyük risk alarak çıktık yola Tire - Çiğli Kent Hastanesi nerden baksan en az 1,5 saat. Ya yolda ateşi yükselirse kuzumun ne yaparız düşüncesine rağmen çıktık yola. Kayınvalidemi de aldık onun elinde içi su dolu bir kap acil durumda ılık kompres yapmak için Defne benim kucağımda çırılçıplak bir tek ıslak tülbent örttük üstüne. Tüm yol boyu ateşini ölçtüm çok şükür 38,3ün üstüne hiç çıkmadı saat 22:00 gibi hastaneye vardık. Acildeki çocuk doktoru kontrol ettikten sonra derhal yatış verdiler. Izdırabın ikinci perdesi o zaman açıldı kızımın damar yolunu bulamadılar , kayınvalidem ve ben resmen ağlama krizi geçiren Defneyi zar zor tuttuk kolundan bacağından başında 3 tane hemşire bir koluna bakıyor biri bacağına damar yolunu bulmak için ilk deneme başarısız kuzumun canı boşu boşuna yandı. Defneyi biraz sakinleştirden sonra yine başa döndük biraz uğraştıktan sonra sonunda o minicik patilerimizin birinden buldular damarı açtılar yolu. Eşim hüngür hüngür ağlıyor. Nasıl korktu kuzum saat 12:00'yi buldu damar yolunu bulmaları sonra ateş düşürücüleri yapıldı çok şükür tekrar ateşlenmedi. Tüm tahlillerimiz yapıldı ( Akciğer filmi, portör muayenesi ve kan tahlili) Sonuçlarına göre gaita da Rotavirüs ve Adenovirüs'e rastlandı. Kızım kriptik tonsilit olmuştu yani bademcik iltihaplanması ertesi sabah 8:00'de antibiyotik tedavisine başlandı. 1 gece daha hastanede yattıktan sonra çıktık hastaneden, ateşimiz tekrar yükselmedi. Ama kızım boğaz acısından dolayı hiçbir şey yiyemiyor maalesef şu an sadece anne sütü ile besleniyor. Antibiyotiğe devam ediyoruz ve bu günümüze de şükür diyoruz. Bir tatil nelere yol açtı bir daha mı herhalde çoooooo.....k uzun zaman ASLA.....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder